Haber

Kılıçdaroğlu’ndan Orta Vadeli Program’a ilişkin ilk sözler: Yüksek faiz ve vergi yükü yolda

Hükümetin açıkladığı Orta Vadeli Programa tepki gösteren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Perşembe gününün gelişi çarşamba gününden itibaren belli oluyor. Yerel seçimlerin ardından faiz ve vergi yükü artıyor. 2024’te hedeflenen enflasyon yüzde 33 ama bir yandan da hedefledikleri vergi tahsilatı artışı yüzde 73 %. OVP’ye göre vatandaşların vergi yükü olağanüstü derecede artacak.” söz konusu.

ORTA VADELİ PROGRAM AÇIKLANDI

Ekonomide 3 yıllık yol haritasının belirlendiği 2024-2026 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) kamuoyuna açıklandı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen etkinlikte konuşan Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, OVP’de 4 ana hedefin bulunduğunu belirtti. Yılmaz, “Felaketlerin yaralarının sarılması, makro istikrarın sağlanması ve enflasyonun tek haneye düşürülmesi, büyümenin ve istihdamın devamı, sosyal adalet. OVP’de üç temel politika aracı olacak. Bunlar mali disiplinin sağlanması, para politikası ve yapısaldır. Deprem harcamaları hariç dönüşümler.” Ardından hükümetin yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 65, dolar hedefi ise 23 lira 88 sent oldu.

KILIÇDAROĞLU: DAĞ YİNE FARE GETİRDİ

OVP’ye ilk tepki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan geldi. Uzun bir açıklama yapan Kılıçdaroğlu, yerel seçimlerin ardından faiz ve vergi yüklerinin artacağını savundu. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “Sonunda önümüzdeki 3 yılı (2024-2026) kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı. Ama yine ‘dağ fare doğurdu’, ‘sahipliğe’ bağlı.

“2023 HEDEFLERİNİN NEDEN EKSİK OLDUĞUNA İLİŞKİN TEK BİR AÇIKLAMA YAPMIYORLAR”

Son ikisiyle başlayalım; Uygulayıcıların durumu ortada… 2011 yılında Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 yılı için sözler verdiler. Türkiye ilk 10 ekonomi arasına girecek. Milli Gelir 2 trilyon dolar; Kişi başına gelir 25 bin dolar, ihracat ise 500 milyar dolar olacak. İşsizlik yüzde 5’e düşecek. Bunları da devletin 10. Kalkınma Planı’nda resmi hedefler olarak yazdılar. Artık 2026 yılına kadar getirdikleri OVP ile bu hedeflerin yanına bile yaklaşamıyorlar. Ama OVP’de 2023 hedeflerinin neden tutturulamadığı konusunda tek bir açıklama yapmıyorlar; Milletten özür dilemiyorlar.

“OVP’NİN TEKNİK AÇIDAN CİDDİ ZORLUKLARI VAR”

Çünkü 2023 hedeflerini sahiplenecek samimi bir siyasi irade hiçbir zaman ortaya çıkmadı. Tıpkı siyasi iradenin getirdiği OVP gibi Türkiye; İlk 10 ekonomiden uzak kalacak ancak dünya enflasyon şampiyonları liginde oynamaya devam edecek. OVP’nin teknik yönüne gelince, açıklanması gereken önemli sorunlar var. Önümüzdeki üç yıl içinde Saray Hükümeti, “Türkiye’nin potansiyel büyümesinden taviz vermeden üç yılda enflasyonu yüzde 65’ten yüzde 8,5’e indireceğim” diyor. Peki bunu nasıl yapacak?

“YEREL SEÇİM SONRASI YÜKSEK FAİZ VE VERGİ YÜKÜ YOLUNDA”

OVP’deki bu büyüme ve enflasyon hedeflerinin bir arada yakalanabilmesi ancak iç talebin ciddi anlamda baskılanması ve dış talebin büyümeye ciddi katkı sağlamasıyla mümkün olabilir. 2024’te iç talebin büyümeye katkısının 2023’e göre yarı yarıya azalacağı anlaşılıyor. Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli oluyor. Yerel seçimlerden sonra yüksek faiz ve vergi yükleri kapıda.

“ENFLASYON NASIL TEK HARİKAYA DÜŞECEK?”

Öte yandan OVP ile karşılaştırıldığında net ihracatın önümüzdeki üç yılda büyümeye katkısı son derece sınırlı. Yani önümüzdeki üç yıldaki büyüme iç talep kaynaklı olacak. Peki bu büyüme kompozisyonuyla enflasyon nasıl tek haneye düşecek? Enflasyon hedefleri OVP’nin dolar kuru tahminleriyle uyumlu değil. OVP’ye göre 2024 yılında ABD Doları TL karşısında yüzde 54 değer kazanacak. Yani TL para olmaya devam edecek. TL’nin değeri düşerken enflasyon yüzde 65’ten yüzde 33’e nasıl düşecek?

“DEVLET TAŞKINLARI YENİDEN ÖNLEYECEĞİZ”

Saray hükümeti yine selden kütük kaçıracak. Ekonomide işlediği bütün günahların faturasını milletin omuzlarına yükleyecek. 2024 yılında hedeflenen enflasyon yüzde 33 ama diğer yandan hedefledikleri vergi tahsilatı artışı da yüzde 73. OVP’ye göre vatandaşların vergi yükü olağanüstü derecede artacak. Tüm uyarılarımıza rağmen OVP’de Döviz Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasından çıkışa yönelik kayda değer bir strateji ortaya konmadı.

“KKM’NİN BÜTÇE VE TCMB’YE YÜKÜ 900 MİLYAR LİRAYI AŞTI”

Bugüne kadar KKM’nin bütçeye ve TCMB’ye yükü 900 milyar lirayı aştı. Devletin 2024 yılında bütçeden yapacağı yatırım harcamalarının 788 milyar lira olduğu dikkate alındığında KKM’nin getirdiği yük ve tahribat daha iyi anlaşılabilir. “KKM olmasaydı bütçenin faiz yükü ne olurdu?” Bunu söyleyenlerin OVP’de faiz harcamalarındaki patlamaya da bakması gerekiyor. 2023’te yüzde 108 artan bütçenin faiz ödemeleri 2024’te yüzde 94 artacak. Bütün bu yıkıma sebep olanların şimdi çıkıp “sorun ekonomik değil, psikolojik” demeleri bir sorun değil. Politika meselesi ama en fazla tıp meselesi. Sonuçta kendini “ekonomist” sanıp, “neden faiz, enflasyon sonuç” diyerek ülkeyi bir anda perişan etmenin başka açıklaması olamaz.

pasinlerhaber.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu